CESARETİNİZİ KAYBETMEYİN

CESARETİNİZİ KAYBETMEYİN
Bir gün içinde ne kadar şeyi zihninizde tutabileceğinizi, ne kendiniz kestirebilirsiniz, ne de herhangi bir uzman bunu önceden söyleyebilir. İnsanın yeni bilgi malzemesini, belirli bir zaman içinde, şaşırtıcı derecede çabuk kendine mal edebildiğini herhalde duymuşsunuzdur. Bellek böyle olanaklarda yüksek devirli bir motor gibi çalışır. Ancak birdenbire güçten kesildiği de görülür.
Bazan sanki artık hiçbir şey hatırlanamıyormuş gibi olur. Böyle bir anda her insan, belleğinin sağlamlığından kuşkulanmaya başlar. Sonra da kolayca yanlış bir inanca, kötü bir bellek sahibi olduğu inancına kapılır.
Doğru değildir bu.
Herkes er ya da geç ‘öğrenmenin ölü noktası’ adını verdiğim bu duruma düşebilir. Kimse de böyle bir şeyin ne zaman olacağını önceden söyleyemez. Kesin olan sadece şudur: Bu durum, yeni bilgi malzemesi kavramak için daha uzun veya daha kısa bir zaman çaba harcandıktan sonra, kaçınılmaz biçimde ortaya çıkmaktadır.
Birdenbire böylesine bir verim düşüşü, elbette ki sizi etkileyecektir.
Ama siz yine de cesaretinizi kaybetmeyin; çok normal bir olaydır bu. Burada bir zayıflama kürü sırasında, arzu edilen hedefe varılmazdan az önce, kilo kaybının birden durmasında geçerli olan aynı doğa yasası söz konusudur.
Yeni başladığınız her çalışmada, hatırlama yeteneğiniz yardımınıza gelir. Daha önce kazanılmış bilgiler önünüzdeki yolu düzeltir ve birden hızla ilerlemekte olduğunuzu farkederek şaşırırsınız.
Ne var ki kullanılmaya elverişli önbilgi stoğumuz çok geçmeden tükenir. İnsan birdenbire kelimeler, rakamlar, formüller, olgular ve benzeri şeyleri yeni baştan bellemek zorunluluğuyla karşı karşıya kalır.
O  anda bellek verimi azalmıştır - evet, ölü bir noktaya varmış gibidir. Fakat iyice incelenirse, sadece belleğinizin verim grafiğinde geçici olarak bir düz çizgi meydana geldiği anlaşılacaktır. Bu hiç de bellek gücünüzün kesinlikle bittiği anlamına gelmez. Asla... Kısa bir dinlenme arasından sonra bellek, hızla tekrar yeni bir verim doruğuna ulaşacaktır.
Öğrenme sırasında görülen belleğin bu ölü noktasını, otomobil sürerken vites değiştirmekle karşılaştırabiliriz. Vites değiştirirken araba hiç de durup kalmaz, aksine aynı düzeyde kalan hızıyla hareketini sürdürür. Bu sırada motor boşa çalışmaktadır; vitese takıp da motorun devir adedini yükselttik mi, aynı düzeydeki hız da değişir ve otomobil hızlanır.
Bellek veriminin böyle düşüvermesi, ancak siz izin verirseniz cesaret kırıcı olabilir. Kim kendisini böyle bir cesaret kırılışının paniğine kaptırırsa, bu zayıflığıyla, bir süre önce saf dışı ettiğimiz şu kö-| tü alışkanlıkların yapabileceğinden çok daha fazla zarara uğrayacaktır.
Madem ki hatırlama yeteneğinizi başarılı biçimde geliştirmek istiyorsunuz, o halde her şeyden önce ezbere öğrenmenin belirli bir ritme göre yapıldığını göz önünde tutmalısınız.
1 - Başlama coşkusu ve o sırada sahip bulunduğunuz bilgileriniz ile yeni bir bilgi alanında çok çabuk ve kolayca ilerlediğinizi göreceksiniz.
2 - Sonra birden sanki ayağınızı gaz pedalından çekmişsiniz ve motorun çekim gücü bitivermiş gibi olacak. Her ne kadar ruhsal işleme süreci devam ediyorsa da, bellek gücünüz azalmış, hatta tükenmiş
gibi görünecektir.
3 - Yine birdenbire, tıpkı öğrenmenin ölü noktasının ortaya çıkışı gibi, bu hal ortadan kalkar. Hatırlama gücünüz en yüksek ‘devir sayısına’ ulaşır ulaşmaz, daha da artmış hızıyla yeniden ileri atılır.
4- Sevinerek ve rahat bir soluk alarak hatırlama gücünüzün artık en yüksek verim basamağına çıktığını görürsünüz.
Bu kadar basit mi? Evet, Bu kadar basit. Aslında tüm olup bitenler daha da basittir.
 
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:[email protected]
Bu makale şu konularla ilgili olabilir :beyin - insan beyni - gevseme -

Yorumlar