NLP İLKELERİ

Uzmanlar, normal insanların, beyin kapasitelerinin çok azını (bazı uzmanlarca yüzde 1-2'sini) kullanabildiğini söylerken, beynin sırları çözüldükçe bu oran daha da aşağılara düşüyor. Yani, geride âtıl kalan çok büyük bir kapasite söz konusu.

İşte NLP, gözünü özellikle, âtıl kalan bu muazzam kapasiteye dikmiştir.

Klasik düşünme sistemi de, NLP ilkeleriyle düşünme sistemi de aynı aşamalardan geçer.

Fakat, beynin, farklı fonksiyonlara sahip iki lobu olduğu, 20. yüzyılın ikinci yarısında keşfedildiği halde klasik düşünme sistemi, hâlâ beynin yalnız mantık, matematik, analiz, konuşma, yazma, listeleme gibi fonksiyonları olan sol lobunu kullanmaktadır. Yani, tek kanatla uçmaya çalışmaktadır.

Oysa beynin bir yarısı daha vardır. Sağ lob denilen bu bölüm ise hayâl gücü, hayâl kurma, bütünü görme, renk, şekil, müzik gibi fonksiyonları içermektedir.

NLP ilkeleriyle düşünme sistemi ise, bilimin günümüzdeki bu verilerinden de yararlanmakta, kişi ve kurumların, problemlerin çözümünde mantık fonksiyonlu sol lob ile beraber sezgisel, üretken sağ lobu da kullanmalarını sağlamaktadır.

Tek kanatla bu kadar mesafeler alındığına göre, çift kanatla kimbilir nerelere uçulur.

Zaten, tarihte büyük sıçramalar yapanlar da, bilerek ya da bilmeyerek, beynin her iki lobunu da devreye sokan insanlardır.

Mantığın tek başına gidebildiği yerle, sezgi, hayâl ve renklerle el ele gittiği yer bir olur mu?

Sağ lobun da devreye sokulması kişiye duyusal keskinlik kazandırmakta, hedefini sürekli ve herşeyiyle canlı tutarak müthiş bir motivasyon kazandırmaktadır.

NLP, her olayda pozitif bakış açısını bir anahtar gibi kullandırmaktadır.

Bu sayede, çöküntü beklenen anda, kişinin önüne yepyeni bir dünya açılabilir.

Kişi artık dar kalıplar içinde değil, sürekli daha iyiye, en iyiye koşan pozitif bir alternatifler dünyasındadır.

DERLEYEN... (EDİTÖR)

İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :nlp - nlp ilkeleri - -

Yorumlar