Motivasyon

Motivasyon

"Bana yeterince uzun ve sağlam bir destek verin tek basıma dünyayı yerinden oynatayım."
ARCHIMEDES
Motivasyon denince aklıma nedense Archimedes'in ünlü sözü geliyor.
Motivasyon kelimesinin Türkcemize girişi hatırladığım kadarıyla 198O'li yıllara rastlıyor, Türkçe anlamını henüz öğrenmeden cümle içindeki anlamın insanın bir başkası tarafından mutlu edilmesi anlamına geldiğini düşündürmüştü bize. Bir insanın bir başkası tarafından mutlu edilmesi ne güzel bir şey, bir insanın bir insana tebessüm etmesi bile mutlu olması için yeterli, kaldı ki iyi şeyler söylemesi, insanın insana desteğinden daha güzel bir şey olabilir mi. Sıcak bir bakış, güzel sözler, hele bir de sırta dokunuş insanı göklere çıkarmaya yeterlidir.
Motivasyon bir insanı harekete geçirmektir, insanın enerjisini kullanmasıdır, coşkusunu artırmaktır, gücüne güç katmaktır.
Motivasyon dünyayı yerinden oynatacak kadar güçlü bir destektir.
İnsan gücünün kullanılması için motivasyon çok ciddi ve başarılı bir yöntemdir. İnsanları ne kadar motive ederseniz o kadar başarı sağlarsınız.
 Günümüz şirketleri değişik motivasyon yöntemleri ugulamaktadırlar, Küçük, büyük ölçekli şirketler ayda bir gün motivasyon toplantıları düzenlemektedir.
Bu kitabı yazmaya karar verdiğim zaman kitapta hangi konuların olmasını düşünürken en önemli bir bölümü MOTIVASYON'a ayırmam gerektiği konusunda kararlıydım, çünkü yıllardır içinde bulunduğum ortamlarda çalışanların başarılı olabilmeleri için en çok ihtiyaç duydukları şeyin motivasyon olduğunu gördüm. Motivasyonun olduğu ortamlarda her şeyden önce çalışanlar mutluydu ve çok verimli çalışmalar vardı.
İnsanların performanslarının motivasyonla iki katına çıktığını düşünebiliyormusunuz.
Toplam kalite yönetiminde ilk göze çarpan kişisel kalitedir, kaliteli bir yönetimde başta lider yöneticiler kalitelidir, kaliteli insanların varlığı insanı zaten motive eder, kaliteli bir ortamda ard niyet barınamaz, kendinize güvenirsiniz, çünkü size olan bakışlardan çok eminsinizdir. Yetenek ve becerilerinizi kullanmaktan keyif alırsınız, in-siyatif kullanmanın büyüklüğünü yaşarsınız, işinizi kendi işiniz gibi hissedersiniz, her aşamada size değer verildiğini farkedersiniz. Sırtınızı dönebilecek insanlar arasında olmak size güç katar, sizi motive eder.
İşte asıl ve her zaman olması gereken motivasyon budur, diğer motivasyonlar çoğu kez size eğlence gelir, genel davranışlar sizde değer bulmuyorsa yapılan motivasyon nasıl olursa olsun yapmacık gelir.
Lider yöneticiler her şeyden önce motivasyon yaratacak ortamlar hazırlamalıdırlar.                                       '
Bir yönetim düşünün lider ve yöneticileriniz baskıcı bir yönetim tarzı sergiliyorlar, aranızda sağlıklı bir iletişim olmadığı gibi, çalışmalarınız olumlu değerlendirilmiyor, yöneticiler ile aranızda soğuk rüzgârlar esiyor, yönetici "ben" iddiaları ile her şeyi kendinin yaptığını ima etmeye çalışıyor, bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorsunuz, içinizde güvensizlik oluşmaya başlamış, böyle bir durumda motivasyon toplantıları yapılıyor. Kendinizi böyle bir durumda nasıl hissedersiniz, tabii ki mutlu hissetmezsiniz, yapılan motivasyon toplantısının sizi ilgilendirmediğini düşünürsünüz, motivasyon adına yapılanları sizin için itici ve yapmacık davranışlar olarak algılarsı- -nız, çünkü size karşı olması gereken güveni hissetmiyor-sunuzdur. Bu motivasyon sadece lider yöneticilerin kendilerini tatminden öteye gitmez. Genel davranışların motivasyon içermesi gerekirken, genel davranışlarda kendini bulamayan insanları bu şekilde motive etmek mümkün değildir.
Motisavyon içinde sevgi vardır, bazen bir sevgi ifadesi motivasyon nedeni olabilir, çünkü insanlar bir çok şeyi sevdikleri için, sevdiklerinin istediği için yaparlar.
Coaching / koçluk bölümünde bahsettiğim gibi;
"Seni seviyorum, sana ihtiyacım var," sözleri gerçeği yansıtmalıdır.
Motivasyon kişisel olmak üzere ikiye ayrılır:
1.  Şelf motivasyon
2. Genel motivasyon
 1. Şelf motivasyon:
Şelf motivasyon insanın kendi kendini motive etmesidir. Kendince mutlu olmak gibi. İnsan önce kendi kendini motive etmelidir, bunu insanın yaşama pozitif bakışı, yaşamdan keyif alması, hoşgörülü olması olarak algılayabiliriz. Kendi kendini motive etmeyen birini motive etmek zordur.
Çiçekleri seyretmek, yağmurda yürümek, müzik, yoga, insanlar motivasyon kaynağı olmalıdır.
2. Genel motivasyon:
Genel motivasyon çalışma birlikteliği içerisinde devamlı olması gereken pozitif ve yapıcı davranışlardır.
Motivasyon kendi içinde ikiye ayrılır:
1. Psikolojik motivasyon
2. Ekonomik motivasyon
Motivasyonda her ikisi de önemlidir. Ancak psikolojik olarak motive edilmeyen biri ekonomik olarak motive edilse de istenen motivasyonda basan sağlanamaz. Psikolojik motivasyon; insana paradan önemli şeyler sağlar, sözlerini hatırlatıyor. Psikolojik motivasyon insan gururunun okşanmasıdır, onurlu olmak parayla falan alınamayacağı gibi onurla oynanmasına asla izin verilemez, insanın önce kişiliği sonra paradır, para elbetteki önemlidir ancak, ekonomik olarak motive etmek istediğiniz birini önce psikolojik olarak motive etmelisiniz.
1980 yılında yaptığım Almanya gezisinde Leverkusen'de bulunan Bayer İlaç fabrikasını ziyaret ederken tamamen camla kapalı bir oda dikkatimi çekmişti, oda da klasik müzik, akvaryumda çeşitli balıklar ve odasında arı  çalışan bir bilgisayar mühendisi vardı. Böyle bir çalışma ilgimi çekmişti, nedenini ben sormadan "Bu bilgisayar mühendisi günde sekiz saat bu oda da yalnız çaIışma çalışır ve çok önemli işler yapar, öyleki bazen yaşamla arasındaki bağı bile unutabilir, onun başarılı çalışması ve yaşamla bağının kopmaması için devamlı müzik ve akvaryumla dikkatini başka yönlere çekerek, yaşadığının farkında olmasını sağlıyoruz," dendi.
Bilgisayar mühendisinin çalışmalarında basan sağlaması için biri tarafından motive edilmiyordu, ancak motivasyon ortamı sağlanmıştı.
Başarılı bir motivasyon için önce motivasyon ortamının hazırlanması şarttır.
Çalışma yaşamıma ilk olarak bankada başladım, işimi çok sevmiştim, çalışmalarım ve sıcak davranışlarımla dikkatleri üzerime çekmiş kısa sürede sevilmiştim.
Bir gün saat beş'i gösteriyordu mesai bitmişti, kapıların kapanmış olması gerekirken nasılsa bir müşteri içeri girmişti, reyona geldi karşısında duran Sevinç adlı arkadaşıma para çekmek istediğini söyledi, Sevinç eliyle duvardaki saati gösterek:
"Mesai bitti yarın gelin," dediğinde gelen müşterinin yüzünde buruk bir ifade oluştu, müşteri gitmek üzere daha adım atmadan onun üzüntülü tavrından etkilendim ve;
"Beyefendi buyurun, size yardım edebilirim," dediğimde müşteri sevinmiş, Sevinç ise sinirlenmişti. Müşteri parasını aldıktan sonra bana doğru eğilerek cebinden çıkardığı kartviziti uzattı;
"Delikanlı teşekkür ederim, bana iyilik yaptığın için değil, iş bitirici olman dikkatimi çekti, eğer ilaç sektöründe çalışmak istersen bana gelebilirsin," dedi ve gitti.
Kartvizite bakmadan cebime koydum, bu olaya sinirlenen Sevinç Hanım beni azarlamaya çalıştı. Sonra kartvizite bakmak aklıma geldi cebimden çıkarıp baktım, kartvizitte Doktor Suat Somer yazılıydı Bayer ilaç firmasının Marketing / Pazarlama direktörüydü. İlaç sektörü benimde çok ilgimi çekiyordu, tanıdığım biri vardı, bir ilaç firmasında çalışıyordu, ona özenirdim. Aradan günler geçti ve bir gün Bankadan izin alarak kartvizitteki adrese gittim.
Gittiğimde sekreter salonda beklememi söyledi, bekleme anındaki duygularımı hiç unutmayacağım. Görüşme nasıl geçecekti, beni hatırlayacakmıydı, karmaşık duygular içindeydim. Sekreter beni içeri aldığında karşımdaki direktörün gözlerindeki sıcak, sevecen bir o kadar da otoriter bakışlarını üzerimde hissettim, karşılama şekli ve bakışlarındaki sıcaklık beni biraz olsun rahatlatmıştı, görüşme iyi geçecekti, öyle de oldu. Bana göre görüşme çok iyi gidiyordu, direktör sorulara verdiğim yanıtlardan memnun oluyor ve sanki seviniyordu, gözlerinden bana istediğim sensin der gibiydi, son cümleler şöyle oldu;
"Taman seninle çalışabiliriz, ancak bir sorun var," dedi.
 'Sorun nedir," diye sordum.
"Şu an altı eleman daha var, eğitime başlayalı bir hafta oldu, onlara yetişebilecek misin"
Hiç tereddüt etmeden;
"Yetişirim efendim," dedim.
"Zordur, çok çalışman lazım."
"Çok çalışırım."
Gözlerime baktı gülümseyerek:
"Kendine o kadar güveniyorsun demek."
"Evet güveniyorum."
"Başarısız olursan bankadaki işini de kaybedersin."
"Ben bu işi istiyorum, başarılı olmak için gerekeni yapacağım," dedim.
Son söylediklerin çok hoşuna gitti.
"Peki o zaman pazartesi sabah saat dokuzda gel eğitime başlayacaksın," dedi.
Günlerden perşembeydi, sevinerek oradan ayrılıp, bankaya geldim ve istifa dilekçemi verdim.
Eğitim gerçekten çok zordu, bana tamamen yabancı olan tıbbi konular çok ağırdı, kuşkulu ve tedirgindim. Arkadaşlarımın samimi davranışları beni rahatlatıyordu, çok çalışmam gerekiyordu, gece gündüz, işe giderken, işten eve dönerken otobüste, trende, tuvalette bile çalışıyordum.
Benim beş hafta katıldığım bir aylık eğitim bitmiş, sıra sınavlara gelmişti.
Sınav sonuçları çok başarılı geçti ve benim en başarılı kişi olduğum söylendiğinde çok sevinmiştim. Pazarlama direktörünün yüzünde tuhaf bir mutluluk hissediyordum, sınavın ve konuşmaların sonuna gelinmişti, o zamanki ofis merkezi İstanbul Fındıklı'daydı. Pazarlama direktörü pencereden denize bakıyordu, döndü bana baktı;
"Sen ne yaptın bu kadar başarılı oldun," diye sordu. "Çok çalıştım," dedim.
"Nasıl çok çalıştın anlat bakalım herkes öyle çalışsın" diyerek arkadaşlarımı gösterdi.
Sonradan bana da çok safça gelen ancak gerçek olanı söyledim;
"Tuvalette bile çalıştım," dedim.                              ,':
Direktör kahkayla gülmeye başladı, sonra ciddileşti; "Evet çalışma bu işte teşekkür ederim," dedi. Motivasyona açık olanlar:
Motivasyona açık olanlar hoşgörülü / optimist insanlardır, her zaman pozitif enerji ile doludurlar, onları motive etmek çok kolaydır, motivasyona yönelik bir davranışda hemen olumlu etkilendiklerini görürüsünüz, onların motive olduklarını görmek size pozitif enerji olarak yansır, işlerinde de başarılı olan bu insanlar için yaşam güzelliklerle doludur, pratik zekâları ile duygusal zekâlarını birlikte kullanırlar, onların pozitif bir enerji tablosu sergileyen gözlerine bakmak bile keyif verir.          
Motivasyona kapalı olanlar:
Motivasyona kapalı olanlar kötümser / pesimist insanlardır, onları motive etmek kolay değildir, vermeye çalıştığınız motivasyon davranışlarından pek etkilenmedikleri görülür. Onlar için yapılacak işin zorluklan ön plândadır, sorumluluk üstlenmekten kaçınırlar, hedef konusunda yüzlerindeki anlam hedefi yakalamada hiç de umutlu olmadıklarını gösterir, hep problemlerden bahsederler, konuşmalarının içeriği genelde hep şikâyetlerdir. Her konuda itiraz edecek bir şey bulurlar, onları ne kadar motive derseniz edin sözlerinizin havada kaldığını hissedersiniz, kendilerine özgü bir dünyaları vardır, bu dünyanın dışına çıkmayı düşünmezler, yeniliklere açık değildirler, yaratıcı olmadıkları gibi çağın gerisinde kalırlar, sıradan bir memur gibidirler, eğer deneyimli bir lider değilseniz onların bu durumlarından siz de olumsuz yönde etkilenirsiniz. Ancak, yaptıkları çok iyi bir şey vardır, eksiklerini kapatmak için yöneticileri ile çok iyi geçinerek ve sadece yöneticilerine saygın davranışlarla eksikliklerini kapatmaya çalışırlar.
Yıl  sonu  yaklaşıyordu  satış  hedefine  ulaşamamıştık, leler yapılması konuşuluyordu, satış Müdürü: "Bu açığı apatmamız şart," dedi ve bana dönerek yapılması gere-en rakamı öyledi, yapılması gereken rakam yüksekti verir, toplantı bitmişti, ofisten ayrılmak üzere toplantı onundan  çıkarken  satış  müdürünün  elini  omuzumda issettim benimle geliyordu, davranışı hoşuma gitmişti;
"Sen bu satışı yaparsın, sana güveniyorum" dedi, bu sözleri söylerken bakışlarında çok hoşuma giden bir güven vardı, bu sıcak davranışı beni öylesine etkilemişti ki o an çok zor olan bu satışı yapacağıma ben de inanmıştım, Satış müdürü eli omuzumda benimle kapıya kadar geldi, arabama binerken beni sevgi dolu bakışlarıyla uğurlaması annemin ilk okula gittiğim günlerdeki uğurlamasını hatırlatmıştı, kendimi bir hakraman gibi hissettim. Satış hedeflerinde açık vardı ve benim bu satışı gerçekleştirmem gerekiyordu, o an hissettiklerimi hâlâ hatırlıyorum. Bu satış yapılmalıydı, bana bu kadar güvenen, beni bu kadar seven ve bana bu kadar inanan insana mahcup olmamalıydım. Arabamla hareket ederken satış müdürü sevgi dolu gözlerle ardımdan bakıyordu. Sonuç ne mi oldu, satışı gerçekleşti, siparişi bildirmek üzere ofise geldiğimde satış müdürü bunu gözlerimden anlamıştı, ben daha hiçbir şey söylemeden;
"Ben söylemiştim, sen yaparsın." Motivasyon bu olmalıydı.
  Kaynak: www.cemalkondu.com

 

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : motivasyon nedir - motivasyon sözleri - motivasyon hikayeleri - eğitimde motivasyon - motivasyon teorileri - motivasyon tanımı - sporda motivasyon - kişisel gelişim -

Yorumlar