YÜKSEKLİK KORKUSU

"Korku filmlerinin üstadı kim?" diye sorulsa, herhalde Alfred Hitchcock'un eline su dökecek kimse dahi çıkamaz.

Hitchcock Usta'nın en iyi filmlerinden biri, 1959 senesinde çektiği Ölüm Korkusu'dur. (Filmin orijinal adı "Vertigo", yani "Baş Dönmesi"dir, ama bizde "Ölüm Korkusu" veya "Yükseklik Korkusu" adıyla anılır. Bilindiği gibi, eleştirmenler çeşitli zamanlarda toplanıp 'sinema tarihinin en iyi 10 filmi' veya  gelmiş geçmiş en iyi 100 film' gibi listeler hazırlarlar. "Ölüm Korkusu" genellikle Top 10 listelerinden eksik olmaz. Sadece bir korku veya gerilim filmi değil, aynı zamanda muazzam bir aşk filmidir de.

Bu film, yükseklik korkusu olan bir adamın hikâyesini anlatır. Bu adamı müthiş aktör, Hitchcock'un da favori oyuncusu James Stewart canlandırır. James Stewart, ruhi buhranlar geçiren bir kadına âşık olur. Bu kadın da, efsanevi sarışın Kim Novak'tır. İlk yüz yüze gelmeleri, kendisini San Francisco Körfezi'nin sularına bırakan kadının, erkek tarafından kurtarılmasıyla mümkün olur. Derken ateş bacayı sarar.

İki kahraman, bir gün San Francisco dışında bir kiliseye, bir kabir ziyaretine giderler. Kadın mezar başından fırlayıp kiliseye doğru çılgın gibi koşmaya başlar. Şaşkınlık içinde kalan erkek, kadının peşinden seğirtir.

Kadın, kilisenin çan kulesine tırmanmaktadır. Erkek, kadının intihara koştuğunu anlamıştır. Burada dehşetli bir trajedi başlar. Adamda yükseklik korkusu vardır. Ama öbür tarafta sevdiği kadın ölümle burun burunadır. Adam, korkusuna rağmen, hızla çan kulesinin merdivenlerini çıkmaya başlar. Ama merdivenleri çıktıkça fenalaşır.

'Fobi' denilen şeyin ne olduğunu son derece güzel anlatan bir sahnedir bu. Adamın başı dönmeye başlar, yüzünden ter fışkırır, gözleri fal taşı gibi açılır, boğulacak gibi olur, yüzüne korkunç bir ifade yerleşir... Neredeyse bayılacak, düşecektir. Filmin orijinal adını hatırlatalım: 'Vertigo', yani baş dönmesi. Yaşadığı baş dönmesi ve diğer bedensel belirtiler o kadar şiddetlidir ki, yükseklik korkusu olan adam, bütün gayretine rağmen çan kulesinin basamaklarını hızla tırmanamaz. Adam kuleye çıkmaya çalışırken iş işten geçmiştir. Aşağıya baktığında, sevdiği kadının cansız bedenini görür.
Adam, fobisi yüzünden, âşık olduğu kadını ölümden kurtaramamıştır. Büyük bir acıya gömülür. Psikiyatri servisine yatarak tedavi görür. (Hastaneden çıkar, filmin ikinci bölümü başlar. Devamını anlatıp filmi henüz seyretmemiş olan ama seyretmeye niyetlenen okuyucuların seyir zevkini bozmayalım.)

Fobi, işte böyle bir şeydir. Sıradan korkulara benzemez. Kişi çoğu zaman ölümden korkmaz, yükseklikten (veya fobisi her neyse ondan) korkar. Korktuğu nesneyle karşılaştığında çok şiddetli bedensel belirtiler yaşar. Bazen de, Hitchcock'un unutulmaz filminde olduğu gibi, dramatik olaylar yaşanır.
Yükseklik korkusundan dolayı, bırakın kulelere tırmanmayı, yıllardır altıncı katta oturan kardeşinin evine ziyarete gidemeyen insanlar vardır. Durumlarının nasıl dayanılmaz olduğunu da genellikle çevrelerine anlatamadıklarından, birtakım yalanlarla vaziyeti idare etmeye çalışırlar.

Kimileri de 'yükseklik korkusu sahibi' olduklarında, zaten yüksek katlarda oturmaktadırlar. Yüksekte oturmaya dayanamadığı için evini taşıyanlara bile rastlarız. Evini taşıyamayanlar ise pencere kenarlarından uzak durarak, balkona çıkmayarak bu ıstıraba tahammül etmeye çalışırlar.

DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr
Bu makale şu konularla ilgili olabilir :yükseklik korkusu nedir - yükseklik korkusu tedavisi - yükseklik korkusunu yenmek - fobiler - yükseklik korkusu nasıl yenilir - yükseklik korkusu izle - yükseklik korkusu indir - akrofobi yükseklik korkusu -

Yorumlar