Sahip Olmadığımız Şeylere Odaklanmak

Sahip Olmadığımız Şeylere Odaklanmak
Mutlu olmanın birinci yolu, zihnimizi sahip olmak istediklerimizden çevirip, elimizde olanlara yöneltmektir. Siz sahip olamadığınız şeyleri düşünmeyin, hemen bugün elinizdekilerin değerini bilerek onların tadını çıkarmaya bakın.
Mutlu insanlar, şu anda bulundukları yerde ve sahip olduklarıyla yapabileceklerinin en iyisini yaparlar. Mutsuz insanlar da sahip olmadıkları şeylerin kaygısını yaşarlar. Her insan, dünyasını kendi zihninde oluşturur. Zihninde oluşturdukları insanı mutsuz ediyorsa, yapılması gereken, zihindeki düşünceleri yenileriyle değiştirmektir.
Tanrı insana birçok şey verdi, ama insan bunların farkında değil. Sahip olamadıklarımız için üzülmek yerine, sahip olduklarımızın tadını çıkarmayı öğrenmemiz, bize büyük mutluluk verecektir. Elimizde olanlar bize, hayatı güzel ve dolu dolu yaşamanın zevkini tattıracaktır. Sizi mutlu edecek şeyleri düşünün. Geçmişte sizi üzen ve şimdi sizi üzecek olan olayları aklınızdan çıkarmayı deneyin. Sahip olamadıklarınızı hiç düşünmeyin. Sağlıklı ve neşeli geçen günlerinizi, en çok mutlu olduğunuz anlarınızı hatırlayın. Üzüntülü anlarınızı zihninizden söküp atın. Geleceğe ait umutlarınızı, hayallerinizi hep canlı tutun. Ziyan olmuş geçmişi düşünmeyi bırakın. Geçmişte yaşadığınız güzellikleri hatırlayın. Kaçırdığınız fırsatları silin hayatınızdan, ama onlardan dersler çıkarın.
Yaşam ırmağı sürekli akıyor. Onunla birlikte akalım. Yaşam hiç yerinde durmuyor, doğadaki her canlı hareket halindedir. Doğanın bir parçası olduğumuza göre, biz de sürekli hareket etmeliyiz. Durgunluk ölüm demektir. Yaşamın bize sunduğu her şey güzeldir. Bize sunulan güzelliklerden haz duyarak, onların tadını çıkarmaya bakalım. Hayatın güzelliklerini fark edemezsek, yaşadıklarımızdan tat alamayız. Hayatımızı kendi dışımızdaki şeylere odaklanarak kurarsak, mutlu olma şansını elimizden kaçırırız.
Dış dünyada olan biteni değiştiremeyiz. Ancak, kendimizi ve olaylara bakışımızı değiştirebiliriz. Olaylara karşı düşüncelerimiz güzelleştiğinde hayatımızın da güzelleştiğini
görürüz. Hayat denen laboratuarda olan biteni izleyerek, kendimiz için dersler çıkarabiliriz. Dersler çıkarıyorsak gelişiyor ve yenileniyoruz demektir. Her sabah bizim için yeni bir gün, yeni bir başlangıç, yeni bir ümittir. İyi düşüncelerle başlayan bir gün iyi işlerle sonuçlanır. Bir günün sonunda, akşama ulaşıp, başımızı yastığa koyduğumuzda, kendimizi şu iyileştirici soruları soralım: *   Bugün ne öğrendim?
-    Bugün başkaları için neler yaptım?
-    Bugün hayat kalitemi ne kadar yükselttim?
Bu soruların cevabını olumlu olarak verebiliyorsak, hem gelişiyoruz, hem de mutluluk denen yolculuğa devam ediyoruz demektir. Bu bilinçle hayatımız anlam kazanır, insanlara verdiğimiz değerin fazlasıyla kendimize döndüğünü görürüz. Vermeden almak olur mu?.. ‘Ne ekersen onu biçersin.’ Atasözümüz ne kadar anlamlı değil mi? Yaşamda gerçekten ne düşündüysek, ne istediysek, hepsi olmadı mı ? Gerçekten şöyle bir düşünün kötü düşünce ektiysek kötü sonuçlar almadık mı, iyi düşündüysek iyi olmadık mı? insan yaşamında bilinçaltının çok büyük etkisi vardır. Bilinçli olarak düşündüğümüz şeylerin dışında bilinçaltımızın derinliklerinde yatan durum ve olaylarla karşılaşırız hep. O yüzden dikkatle kendimizi tartalım lütfen bilinçaltımızda nelerden korkuyoruz, neleri bekliyoruz? Eskilerin söylediği gibi: ‘Korktuğun şey başına gelir’ derler. Öyle değil midir? Daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam için bütün korkularımızı söküp atmalıyız içimizden.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :bolluk - mutluluk - başarı -

Yorumlar