Psikoterapi

Psikoterapi, Psikolojik yöntemlerle yapılan ruhsal tedavilere denir. Pek çok psikoterapi yöntemi vardır. Tedavide bunlardan hangisinin uygulanacağı, hastalığın biçimine göre değişir. Psikoterapide uygulanan yöntemler, telkin ve hipnoz, destekleyici psikoterapi, analitik psikoterapi, davranış tedavileri, varoluşçu psikoterapi, grup psikoterapisi, psikodramadır.
Bu psikoterapi yöntemlerine zamanla yenileri eklenmektedir. Örneğin ABD'de saldırganlığa bağlı olan ruh hastalıklarının tedavisinde yeni bir yöntem geliştirilmiştir. Buna göre hastanın, bir salonda bulunan eski ev eşyalarına sadırarak parçalaması, böylece saldırganlığını yatıştırması sağlanır. Bu durum doğal koşullarda, sinirlendiği zaman mutfak eşyalarını tahrip eden kimselerde de görülmektedir.
ABD'de aşırı bireyciliğin yarattığı yalnızlık duygusundan kurtulmak için yaşlılara yönelik profesyonel kuruluşlar oluşturulmuştur. Buna göre bu yaşlı kişiler ücret karşılığında bu kuruluşlara yerleştirilerek, orada çalışanların bakımına terk ediliyor. Orada çalışan profesyonel kişiler anne baba ya da yakın akraba çevresini simgelemektedir. Böylece kendisine sıcak ilgi gösteren yakın aile çevresindeymiş duygusuyla, yalnızlığın yarattığı anksiyeteden kurtulmaya çalışılmaktadır. Para ile ne kadar eş, annelik babalık ve kardeşlik duygusu sağlanırsa, bu yöntemin o kadar başarı şansı vardır. Bu ülkede psikoterapi görenlerin sayısının çok fazla olması, aşın bireyciliğin yarattığı yalnızlık duygusuyla açıklanabilir. Psikoterapinin bir toplumda
benimsenmesi; o toplum tarafından anlaşılır bulunmasına ve o kültürün sosyo - psikolojik köklerine uygun olmasına bağlıdır.
ABD'nin çeşitli eyaletlerinde bireycilik ve cemaatçilik özellikleri farklılık göstermekte, bireyciliğin daha yoğun olduğu kentlerde (New York) psikoterapi gereksinimi daha çok artmaktadır. Bireyciliğin başka bir belirtisi de, aynı sözcükle birden çok akrabalık kavramlarının ifade edilmesidir (Uncle, aunt).
Ülkemizde kentleşme süreci, toplumsal bağların güçlü olduğu cemaat toplumundan, bireyciliğin egemen olduğu kente göç sonucunda pek çok sorunu birlikte getirmektedir. Bunun faturası yabancılaşma, anomi (kuralsızlık) ve yalnızlık olmakta; psikoljik yardım ve cemaatleşme eğilimleri artmaktadır.
Sovyet psikiyatristi Dr. G. Nazloyan, hastalarının portre heykellerini yaparak, geleneksel doktor imajının dışına çıkmakta ve onlarla daha kolay iletişim kurmak suretiyle (olumlu aktarım) yüzgüldürücü sonuçlar almaktadır.
DERLEYEN...EDİTÖR
İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr
Bu makale şu konularla ilgili olabilir :Psikoterapi - psikoloji - kişisel gelişim - bireysel gelişim - psikolojik rahatsızlıklar -

Yorumlar