İNSAN BELLEĞİ

İNSAN  BELLEĞİ
Daha o günlerde belleğimi kendi haline bırakmayıp eğitmek zorunda olduğumun farkına varmıştım. Ne kadar hızla öğrenirsem, o kadar rahatlıkla iyi notlar alıyor, iyi notlar alınca da serbest saatlerimin sınırını genişletiyordum.
O yıllardan sonra, uzunca bir süre, belleğimi geliştirmek zorunluluğunu ikinci bir kez duymadım. Gün gelip böyle bir zorunlulukla karşılaştığım zaman da, geliştirilmiş hatırlama gücümle büyük ödülü kazanıverdim.
Evlendiğimizde kocam henüz tıp öğrenimi yapıyordu. Bu nedenle ilk görevim olan New York Hunter Koleji'ndeki psikoloji doçentliğini sürdürdüm. Bir süre sonra kızımız doğdu. O zaman evimde, yavrumun yanında yalnızca larıne olarak kalabilmek amacıyla, geçici bir süre için görevimden ayrıldım. Bir larınenin yerinin -eğer olanağı varsa- sadece evi olduğu kanısındaydım.
Çocuğumla bütün gün birlikte olabilmek benim için eşsiz bir yaşantıydı. Ne yazık ki gelirimin kesilmiş olması ve aile giderlerinin durmadan artması çok geçmeden paraca sıkıntıya düşmemize yol açtı. Günün birinde durum öylesine ciddileşti ki, artık yeni bir karara varmak konusunda daha fazla duraksayamazdık.
Önümüzde iki çözüm yolu vardı:
1.  Kocam tıp öğrenimini bırakacaktı, hiç değilse belirli bir süre için; ya da
2. Yeniden derslerime başlayacak; bunu yapabilmek için de günün büyük bir kısmında çocuğumu başkalarına emanet edecektim.
Bu çözüm yollarından hiç biri bize uygun, ya da katlanılır gibi görünmüyordu. O halde yeni bir çıkar yol, herhangi bir yeni gelir kaynağı aramalıydık; başka seçeneğimiz kalmamıştı. Eğer kısa sürede para bulamazsak, bu şimdiye kadar mutlulukla geçmiş aile hayatımızın sonu olacaktı.
Bir akşam televizyon seyrederken, ansızın şöyle bir soru kafama takıldı: ‘Bir bilgi yarışması programında ne diye şansımı denemiyordum?’
 
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr
Bu makale şu konularla ilgili olabilir :beyin - insan beyni - gevseme -

Yorumlar