İLGİNÇ KISA HİKAYELER

Hekimi Peygamberden Ayıran Nedir?  - Bir gün îbni Sina'ya çok saygı duyan bir öğrencisi yaklaşmış ve şöyle söylemiş: "Büyük usta, sen zamanımızın en bilgili insanından daha akıllısın. Sen bir felsefeci; fizikçi, şair ve astrologsun. Günümüz bilimi için gerekli olandan daha fazlasını biliyorsun. Neden peygamberliğini ilan etmiyorsun? Eminim, binlerce insan seni ve senin sözlerini dinler. Görüyorsun, Hz. Muhammed sadece bir deve sürücüsüydü, bilim deneyimi yoktu, ama sözleri milyonların kulağına ulaştı."
 
îbni Sina, "Zamanı gelince bunun nedenini sana açıklayacağım. Sadece sabırlı ol," diye cevaplamış.
 
Bir sonraki kış, en yaşlı insanın bile hatırlayabildiğinden daha soğuk bir kış olmuş. îbni Sina hasta yatıyormuş. Aynı odada onu sorgulayan öğrencisi de varmış. Gece, ateşten kuruyan îbni Sina bir yudum soğuk suya mııhtaçmış. Oda arkadaşına, "Çok susuzum. Bana dışardan bir bardak su getirir misin?" diye sormuş.
 
Buz gibi soğuk havada dışarı gitme düşüncesi öğrencinin battaniyesinin altına iyice girmesine neden olmuş ve şöyle cevap vermiş: "Hayır üstad, tüm doktorlar senin durumundaki insana soğuk suyun zehir olacağında hemfikir."
 
İbni Sina'nın susuzluğu daha da artmış. Dili kurumuş bir şekilde seslenmiş: "Git, bana biraz su getir. Benim hastalığım için soğuk bir şey en iyi ilaçtır."

Ne var ki ustasının isteğini yerine getirmek için dışarı çıkıp çeşmedeki buzu kırma düşüncesi öğrencinin tüylerini diken diken etmiş. Israrla soğuk sudan daha kötü bir şey olamayacağını iddia ediyormuş. Fakat ünlü hekim İbni Sina sadece soğuk suyun ızdırabmı dindireceğinde ısrar-hymış. İki adam sonuçta tüm gece bunu tartışmışlar.
 
Sabaha karşı minarenin tepesinden, inananları peygamberin emrettiği gibi kendilerini temizlemeye, yönlerini Mekke'ye çevirmeye ve namaz kılmaya çağıran müezzinin sesi duyulmuş. İbni Sina'nın öğrencisi battaniyesini bir tarafa a-tarak yataktan fırlamış ve odanın dışına çıkmış. Çeşmedeki buzu kırmış ve abdestini almış. Daha sonra seccade üzerinde sabah namazını kılmak, duasını okumak üzere eğilmiş.
 
Genç adam namazını bitirdikten sonra İbni Sina ona şöyle söylemiş: "Sevgili dostum, bana, niye peygamberliğimi ilan etmediğimi sormuştun, hatırlıyor musun? Bugün sana cevabını vermek istiyorum. Görüyorsun, sadece bir deve sürücüsü olan Hz. Muhammed, bizden üç yüz yıldan daha önce yaşamış, ama sözlerinin hâlâ seni sıcak yatağından çıkartacak gücü ve kudreti var; senin soğuk su ile yıkanmanı ve soğuğa karşın dua etmeni sağlayan güce hâlâ sahip. Beni üstadın olarak gördüğün halde bütün gece boyunca bir bardak su için sana yalvardım, ama tüm sözlerim etkisiz kaldı. İşte bu, bütün bilgeliğime karşın asla peygamberlik iddiasında olmama nedenlerimden biridir."
 
Yukarıda belirtilenlere ek olarak, bu hikâye bir şeyi çok açık biçimde belirtir: Hasta ne kadar güvenirse güvensin, bir terapist sadece peygamberlere özgü olan karizmaya başvuramaz.

DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr


Bu makale şu konularla ilgili olabilir : yaşanmış kısa hikayeler - korkunç kısa hikayeler - ilginç güzel hikayeler - orman ile ilgili hikayeler - kısa bir hikaye yaşanmış - ibret alıcı hikayeler -

Yorumlar