Düşünceler

Düşünceler

Düşündüğümüzü oluruz ve bugün neredeysek, şu ana kadarki düşündüklerimizin toplamıdır. Aynı zamanda gelecekte neler yaşayacağımız, zihinlerimizin içeriğiyle gerçekleşecektir. Her şey düşüncede başlar. Bugün kim olduğunuz, düşüncelerinizin sonucuyla oluştu. Arkadaşlarınızın kim olduğu, parasal durumunuzun veya iş hayatınızın bugünkü bulunduğu yer başlangıçta bir düşünce idi. Mutlu ya da mutsuz olmamızın kökeninde de düşünce yatar.
Psikologlar bize günde 10,000 düşünce düşündüğümüzü söylüyorlar. Saatte de ortalama 400 düşünce. Bu düşüncelerin çoğunluğu kendimizle ilgili; performansımız, yeteneklerimiz, ne kadar değerli olduğumuz, yapabileceklerimiz, yapamayacaklarımızla ilgili.
Hayattaki seçimlerimiz bize aittir ama, her şey kontrolümüzde değildir. Bir şey hariç; düşüncelerimiz, insanlar bize zarar verebilirler. Paramızı ve eşyalarımızı çalabilirler, bize fiziksel zarar verebilirler, ama düşüncelerimizi asla bizim iznimiz olmadan değiştiremezler. Ne düşündüğümüze sadece biz karar veririz. Düşüncelerimizin kalitesini yükseltmek için yapacağımız her şey doğal olarak hayatımızın kalitesini yükseltir.
Farklı olayları ve insanları hayatımıza çekmek istiyorsak, inançlarımızı değiştirmemiz gerekiyor. Sahip olduğumuz inançlar bizi bugün bulunduğumuz yere getirdiler. Yarın farklı bir yerde olmak istiyorsak, inançlarımızı değiştirmemiz gerekiyor. İnançlar mıknatısın enerjisi gibi kendisiyle uyuşan durumları ve insanları bize çeker.
Hayatımız düşüncelerimizi takip eder. Yukarı aşağı ya da istediğimiz yöne sürekli olarak düşüncelerimizle hareket ederiz. Zihnimizde neyi düşünürsek, aniden o yöne doğru hareket ederiz. Düşüncelerinizi sert bir şekilde sağa ya da sola çevirirseniz, hayatınız ve tecrübeleriniz birden o yönde gitmeye başlar. Düşüncelerin doğaüstü bir gücü vardır.
Ne düşündüğünüzü düşünmenizi istiyorum. Zihninizin neye yoğunlaştığına dikkat edin. Sadece bir düşünce aklınıza geldi diye onu düşünmek zorunda değilsiniz. Ne düşündüğümüzü seçiyoruz. Dikkat etmelisiniz, çünkü düşünceler inançlara dönüşür ve inançlar da geleceğimizi şekillendirir.
Olumsuz düşüncelere karşı hemen harekete geçmeye başlamazsanız, bir süre sonra 'Benim geleceğim yok, hiçbir şansım yok.' demeye başlarsınız.
Şu anda aklınızdan neler geçiyor? Kendiniz ve geleceğinizle ilgili olumsuz şeyler mi düşünüyorsunuz? Neden şans bana gülmüyor diye mi düşünüyorsunuz? Düşünceleriniz olumsuz ve korku doluysa, bunlara paralel durumları hayatınıza çekersiniz. Kendi düşünceleriniz, kendi bariyerleriniz olmaya başlar.
Olumsuz düşünceleri, olumlu düşüncelerle yer değiştirin. Tam tersini düşünmeye başlayın. Geçmişiniz eksilerle dolu ise, geleceğinizin artılarla dolu olacağını düşünün.
Kaybediyorsanız, 'Zafer benimdir!' deyin. Sabah u-yandığınızda, o bütün olumsuz düşüncelerinizi silip atın. içiniz sizinle değil, siz içinizle konuşun. Durum ne kadar kötü görünürse görünsün, ne hissederseniz hissedin, olumlu düşünün ve konuşun.
Bazılarınızın, 'Sen benim hayatımı bilmiyorsun, hiçbir olumlu şey yok. Hayatımda bana hiç iyi bir şey olmadı. Geçmişim buna müsait değil.' dediğinizi duyar gibi oluyorum. Problemlerinizin üstesinden gelmenin ve başarmak istediklerinizin imkansız olduğunu mu düşünüyorsunuz? Unutmayın, yaşamınız düşüncelerinizi takip ediyor.
5 yıl kötü geçtiyse, en azından bunu konuşarak dolaşmayın. Olumlu yönde konuşmaya başlayın.
Her evden çıkışınızda fırsatları arayın ve sadece inanın. Birisiyle tanışmanız, her şeyi tersine çevirebilir, ne kadar imkansız gibi görünse de. Banka hesabınız ya da kredi kartı ekstreniz pek parlak görünmese de, 'Fırsatların yaklaştığını hissediyorum.' deyin.
Duygularımız, düşüncelerimize göre şekilleniyor. Sabah kalktığınızda, sizi kıran kişileri ve yaptığınız hataları düşünerek mutlu olamazsınız. Gün boyunca ve yatmadan önce ne düşünüyorsunuz? Düşünceleriniz doğru yöne gitmeli. Zihniniz allak bullak ise, hayatınız da allak bullak olacaktır.
Dünyanın en büyük ve güçlü bilgisayarına sahip olabilirsiniz. ama içine virüs girerse, bilgisayarınız yavaşlamaya ve işlemlerde hata vermeye başlar. Bilgisayar kötü olduğu için değil, içeri virüs girdiği için. Olumsuz düşünceler de virüsler gibidir. Virüslerin yalanlarına inanmaya başladık. 'Ben o kadar yavaşım ki, çekici değilim ki, zeki değilim ki, hayatımı değiştiremem. Hiçbir zaman başarılı olamam. Ben buyum ve hayatım da bu.' Böylece o olabileceğiniz insanı hiçbir zaman olamayız. Gerekenlere sahip olmadığımızı, geçmişi geride bırakamayacağımızı düşünürsek, düşüncelerimiz haklı çıkar.
Yetersiz olduğunu düşünüyorsan, bu inanç sende kuvvetliyse, nasıl sevgi dolu, coşkulu, başarılı ve sağlıklı bir yaşam yaratabilirdin? Bilinçaltındaki bu inanç bir şekilde buna karşı çıkar, kabul etmez ve engellerdi. Hayatını yetersizlik ve değersizlik hisleriyle yaşarsın. Kendine bakışın olumsuz ise, başarılı ve mutlu olman mümkün değildir.
Kendine baktığında ne görüyorsun? Bugün sergilediğin insanı mı? Olmak istediğin insanı mı? Bu mesajı net olarak almanı istiyorum. Neyi görürsen, onu yaratırsın.
Kendin için değerli bir resme sahip olmazsan, değerli bir hayata sahip olamazsın.
Bir öğrenciye, öğretmeni onun bir ahmak olduğunu ve okulu asla bitiremeyeceğini söyler. O da okulu bırakır. Günlük işlerde birçok şehirde göçebe hayatı yaşar. Daha sonra tesadüfen IQ sunun dahi seviyesinde, 161 olduğu keşfedilir. Ve bir dahi gibi davranmaya başlar. O günden itibaren kitaplar yazar, buluşlar yapıp patentler alır ve başarılı bir işadamı olur. Kim bilir, onlara söylendiği için sokakta ahmak gibi dolaşan ne kadar dahi vardır?
Her gün aklından geçenlere göre kendini başarılı ya I da başarısız olarak tanımlayabilirsin. Ve uzun bir süre zihninde hangi düşünceyi bulundurursan, ona uygun davranmaya başlarsın. Doğanın bir kanunudur bu; insan, bir dönem boyunca kendini gördüğü kişi olur.
Kendinizi çekici hissetmiyor, başarısız biri gibi hissederek hayatta dolaşıyor olabilirsiniz. Ama hepiniz değerlisiniz. Böyle hissetmeyebilirsiniz, geçen hafta birçok hata yapmış olabilirsiniz, kendinizi aşağı görmek için birçok sebebiniz olabilir. Ama bunların vizyonunuzu etkilemesine izin vermeyin. Başınıza ne gelirse gelsin, üstesinden gelebilirsiniz. Engellerin karşısına kendinizi yetersiz hissederek çıkmayın. Kaybeden ya da sıradan insan yok. Geçmişinizin ya da hangi aileden geldiğinizin bir önemi yok. Kötü imajınızdan kurtulmalısınız, sergilediğiniz insandan hoşnut olmasanız da, hiç kimse etrafınızda olmak istemese de. Inanmak zorundasınız, beklentiyle yaşamak zorundasınız.
Hepiniz güçlüsünüz, hepiniz başarabilirsiniz. Ama üstünüze düşeni yapmalısınız. Kendinizi zayıf ve kaybeden biri olarak bin kez düşünmüş olmanız önemli değil. Bu kazanamayacaksınız anlamına gelmiyor. Fırsatlar karşınıza çıkmaya devam edecek. Ama bu düşüncelerinizi değiştirinceye kadar, hayatınızda bir şey değişmeyecek. Hayatta dar bir vizyonla, limitlerinize ulaştığınızı düşünerek dolaşmayın. Olumsuz düşüncelere kulak asmayın. Yapamadıklarınızı değil, yapabileceklerinizi düşünün.
Geçmişimizde yatan başarısızlıklar ve olumsuzluklar bizi öyle bir noktaya getirir ki, bundan sonra yapacağımız hiçbir şeyin bir şeyleri değiştirmeyeceğine inanmaya başlarız. Bu inançlar gücümüzü emmeye başlar. Artık bizde çabalayacak, mücadele edecek gücü bırakmaz ve bir noktadan sonra kendinizi akıntıya bırakırız.
Umutsuzluk insanı felç eder. Bir devi yıkar, hayalleri çalar, altını taşa, cenneti cehenneme çevirir. Bir şeye canınız mı sıkıldı? Bütün hayatınız alt üst olmuş gibi mi hissediyorsunuz? Moralinizin bozuk olduğunu kabul edin. Durumun o anda göründüğü kadar kötü olmadığını ve geçici olduğunu bilin. Bütün hayatınızla ve kendinizle bütünleştirmeyin, yoksa problemin arasında sıkışır kalırsınız. Bir problemi aşılabilecek bir engel olarak görün. Aksi taktirde, olumsuz inançlar geliştirecek ve içinde bulunduğunuz durumdan sizi çıkartabilecek adımları atmanız güçleşecektir.
Siz de kendinizi kötü ya da umutsuz hissettiğinizde, kendinize nelerin değişmeyeceğine inandığınızı sorun. Hayatta hiçbir şey kalıcı değildir. Vücudumuzu oluşturan hücreler her yıl kendini yeniliyor. Yani, vücudumuzdaki en eski hücrenin ömrü bile bir yıldan fazla değil. Dünya iki saniye önceki konumunda değil. Sürekli olarak yer değiştiriyor. Hayatta hiçbir şey eskisi gibi kalmıyor. Sen sorunlarının kalıcı olduğunu nasıl düşünebiliyorsun?
Olumsuz inançlarınızı yok ettiğinizde, hayatı farklı bir [şekilde görmeye ve algılamaya başlayacaksınız. İnançlarımızı aslında başkalarının değil, kendinizin oluşturduğunu anladığınızda, hayatınızda büyük değişiklikler yaratmaya [başlayacaksınız.
Büyük düşünün. Çoğumuz günlük olarak faturalar, Şişimizi kaybetmemek ve bir yandan da akıl sağlığımızı korumak için mücadele ederiz.
Hayat size ne kadar heyecan veriyor? Olduğunuz yerde sıkışıp kaldığınızı hissettiğiniz oluyor mu? Hayatınızda istediğiniz değişikliği bir türlü yapamıyor musunuz?
Etrafta limitlerinize ulaştığınızı düşünerek dolaşmayın.  Bu düşüncelerden kurtulmalısınız. Başkalarının başarılarını ve zenginliklerini görüp, ben hiçbir zaman onlar gibi başarılı  olamam, onlar kadar kazanamam demeyin. Başkalarının başarılarını kıskanmayın. 'Bende onlar gibi başarabileceğimi biliyorum!' deyin. Ailelerinizin başarılarını geçmiş olmanız önemli değil. Sabah limitlerinizi aşıp ileri gitmek için yataktan kalkın. Sadece geriye yaslanıp olanı kabul etmeyin. Başarılı bir aileden geliyorsanız, bayrağı alın ve daha da ileri taşıyın.
Parasal olarak bocalıyor olabilirsiniz. Bu yılın yükseleceğiniz yıl olmasına karar verin. Bu yılı hayatınızın en iyi yılı yapın. Düşüncelerinizde bütün bunlar için yer açın, vizyonunuzu genişletin.
Şüpheye kapılıyorsunuz. Nasıl olacağını sorguluyorsunuz. Sadece inanın. Hiçbir yol yokken birden açılabilir. İnanırsanız, her şey mümkün. Her şeye rağmen olabilir. Geçmişinize, başarısızlıklarınıza, eğitiminize, eleştirilere rağmen. 'Sadece şu faturalarımı ödeyebilsem.', 'Şunu bir atlatabilsem.' diye küçük düşünmeyi bırakın artık. Günlük yaşamayı bırakın. Bundan daha iyisini yapabilirsiniz.
Taze bir başlangıç yapın. Kararlı bir çabayla, hayatınızı iki yılda bir yerden alır başka bir yere taşırsınız. İyi bir başlangıcınız yoksa, iyi bir bitiş yapabilirsiniz.
Tavuk kümesinde tavuklarla büyüyen bir kartal vardı. Kartal, süzülen her kartalı gördüğünde, içinde bir his onlar gibi uçabileceğini söyledi. Tavuklar güldü. 'Bizden farklı değilsin, sen sadece bir tavuksun.' dediler. Kartal koşarak uçmaya çalıştı. Kümesin tellerine çarptı ve düştü. Tavuklar bir yandan toprağı eşelerken, bir yandan da güldüler. Kartal ise tekrar tekrar denedi. Sonunda havalandı ve kümesten çıktı. Sizler kümeste fazla kaldınız. Size kartal olduğunuzu söylüyorum, kendinizi artık tavuk olarak görmekten vazgeçin ve kartal olduğunuzu fark edin.
Greg Lemond, Tour de France bisiklet yarışını iki kez üst üste kazandı. İkinci kez kazandıktan sonra yüzyılın atleti seçildi. Bisiklet sporunu yapanlar inanılmaz acılara katlanıyorlar. Bir noktadan sonra her şey zihinlerinde. Vücutta değil, kaslarda değil, zihinde. Greg Lemond, Fransa dışından yarışı ilk kazanan atlet olarak tarihe geçti. Ve bir sonraki yıl tekrar kazandı.
İnanılmaz olan, iki zafer arasında neler yaşandığıydı. Her şey şanssız gitti, beklenmeyen bir şekilde gelişti. Üç bisiklet kazası geçirdi. Bacağını kırdı. Kolunu ve bir kaburgasını kırdı. Avlanırken kaza geçirdi. Kalp duvarının üzerinden, karaciğer ve böbreğinden mermi parçalan ayıklandı. Akciğeri çöktü. Hayatta kalmasının tek sebebi, civarda bir helikopterin bulunmasıydı. Hastaneye getirildiğinde, saniyeler kala kurtarıldı.
Bu kırılmış, kanayan, her tarafında mermi parçaları olan, akciğeri çökmüş vücut ormanda bir yerde ölüyordu. Bu kırılmış, dağılmış vücut, sekiz ay sonra Tour de France'ı kazanacaktır.
Büyük işler yapmak için, büyük başarılar elde etmek için, gereken her şeye sahipsiniz. Greg Leman yaptı, çünkü yapabileceğini biliyordu. Yapılabilineceğini biliyordu. Sırrın kaslarda ya da ciğerlerde olmadığını biliyordu. Sırrın kalbinde ve inancında olduğunu biliyordu. Ayağa kalkar kalkmaz, hastaneden çıkar çıkmaz, antrenmanlara başladı ve o inanılmaz zaferi elde etti.
Herkes etten kemikten yaratılmıştır. Dünya yüzünde yaşayan altı milyar insanın vücudunu oluşturan genlerin yüzde 99.99 aynı. O zaman neden korkuyoruz? Dışarı çıkın ve insanlara şöyle dikkatlice bir bakın. Aslında hiçbiri görünmeye çalıştığı kadar kendine güvenmiyor. Korkulacak bir şey yok. Herkesin aynı korkulan, aynı arzulan ve istekleri var. Bir başbakanla, televizyondaki kahramanlaştırdığımız karakterler ya da biz. Hepimiz insanız ve hiç kimse birbirinden üstün ya da aşağı değildir.
Eğer şu an istediğin yerde değilsen, bu senin daha iyisini yapamayacağından değil, kendi kendine söylediklerinden, kendi kendine inandırdıklarındandır. Hakketmediğini düşünmendendir. Yıllardır kendini gerçek değerinin altında görme» yetmedi mi? Önündeki tek engel sensin. Kendi yolundan çekil. O başarılı diye tanımladığın insanlar başka bir dünyadan mı? Onların senden bir farkı yok, bir ulaşılmazlıkları yok. Sadece kendilerine daha fazla inanıp güveniyorlar.
Bazen başkalarına o kadar saygımız olur ki kendimize kalmaz. Başkalarının başarılarını takdir edin ama gözünüzde büyütmeyin. Eminim sen de en az bakanların gösterdiği performansı çıkartabilirsin, hatta daha iyisini. Onlardan çok daha yetenekli on binlerce insan var ülkemizde. Bu ülkenin liderlere ihtiyacı var diyorlar. Sağına soluna bakma, lider sensin. Nereye gittiğini bilirsen, insanlar seni takip eder, etmeyecekler de yoluna çıkmaz. Yanlış bir şey yaptığında, ne aptalım dersen aptallaşırsın. Kendin hakkındaki her olumsuz düşüncen, güvenine indirilen bir balyozdur. Senin başarın iki kulağının arasında. Başkaların senin hakkında ne düşündüğünde, öğretmenlerin ya da işyerindeki insanların senin hakkında neler söylediğinde değil, geçmişte neler yaşadığında, bugün nerede olduğunda ya da ekonominin içinde bulunduğu durumda da değil. Başarı senin kalbinde. Onu dışarıda arama. Sen kendini adam yerine koymazsan, başkasının gelip de bunu senin yerine yapmasını bekleme. Yapmayacaklar. Sen kalkıp kaderini eline alacaksın. Bunun başka bir yolu yok.
Geleceğin kendi avuçlarının arasında. Sen kendi kendine yeterlisin. Başarmak için gereken her şeye sahipsin. Beklemek zorunda değilsin, kimseden izin almak zorunda değilsin. İş değiştirmek zorunda değilsin. Hedeflerinin peşinden gitmek için şimdi hazırsın. Elinizdekileri kullanın ve bir sihre dönüştürün. Yarın değil, gelecek ay değil, hemen şimdi. Daha fazla paraya ihtiyacınız yok, yeterince paraya sahipsiniz. Arabanız yoksa, doğru dürüst bir çift ayakkabınız yoksa, kimseden destek görmüyorsanız, daha fazla bir şeye ihtiyacınız yok. Çünkü bir hayaliniz ve yüreğinizde başarma arzusu var.
Hayatta nerede olursan ol, ne yaşıyor olursan ol, imkansızı başarabilirsin. Hangi pozisyonda olursan ol, kalkabilirsin. Parasal ve sağlık olarak ne durumda olursan ol, iş durumun ne olursa olsun, ilişkilerin ne durumda olursa olsun, orada kalmak zorunda değilsin. Ayağa kalkabilirsin. Dışarı çıkıp hayatını ilham veren bir hikayeye dönüştürebilirsin.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr


Bu makale şu konularla ilgili olabilir :düşünce - düşünceler -

Yorumlar