SANKİ YEDİM CAMİİ - ÖĞÜT VEREN YAZILAR

Osmanlı döneminde hali vakti yerinde olan bir adam, kendi kendine şu kararı alır: ‘Bundan sonra canım güzel bir yemek istediğinde, onun yerine ucuz bir şeylerle karnımı doyuracağım, aradaki farkı bir kenara koyup biriktirerek bir hayır yaptıracağım.’ (Günümüzde iyi bir lokantada bir aile karnını doyuracak olsa ortalama 50 YTL öder. Bunun yerine, birer çorba içseler veya simit yeseler, 5 YTL ile doymuş olurlar.)

Adam kararını uygulamaya başlar. Umduğundan daha fazla para biriktirmektedir. Aradan 3-5 yıl geçince (O zamanlar enflasyon denen canavar da bilinmiyordu. Yani para değerinden hiçbir şey kaybetmiyordu. Zaten altının kendisi paraydı.) biriktirdiği para ile camii yaptırmaya karar verir. Şu anda bu cami, hâl İstanbul'da hizmete devam etmektedir. Adam yemediği yemeklerin karşılığını sonsuza kadar misliyle yiyecek.
 
Zamanı değerlendirmek için de bu şekilde düşünebiliriz. Sanki maça gittim. Sanki sinemaya gittim. Sanki geç saatlere kadar televizyon seyrettim. Sen bunları yapsan da zaman geçecek yapmasan da zaman geçecek. Bari buralarda harcayacağın zamanı derste, iyi yerlerde, önemli yerlerde değerlendir ki ileride 'Keşke' deme...

‘Zamanında bir adım atmayan tembel, sonradan yüz adım atmak zorunda kalır.’
 
Şu anda bir adım atmayıp, derslerimize çalışmazsak ileride bin adım atsak dahi bu zamanların telafisini yapamayız. Biz telafi yaparken başkası da dersine çalışıyorsa, bu telafi sayılmaz.
 
 
 

DERLEYEN... (EDİTÖR)
 
 

İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr

 
 
 
 

 
 
 

 
 


Bu makale şu konularla ilgili olabilir :öğüt veren kısa hikayeler - ögüt veren hikayeler -

Yorumlar