KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Anne-baba olmak kolay değil. Size muhtaç ve sizin kanınız-canınız olan bir varlığa karşı, sonsuz derecede duyarlı olmalısınız. Yapılan her hata, size katlanarak geri gelir ve onarılması güçtür.
 
Evinize yeni bir "minik" geldi. Artık dört kişilik bir ailesiniz. Yorgunluk, sorumluluk ve özen iki katına çıkıyor. Bazen tahammül derecenizin son sınırlara geldiğini hissetseniz de, varolan gücünüzü toplayıp, gündelik hayatınıza devam etmeye çabalıyorsunuz, bir gün geliyor, ilk çocuğunuzun kardeşini kıskandığını ve kimi zaman da ikincinin, ilkini kıskandığını fark ediyorsunuz. Isırmalar... canını yakmalar... kimse yokken sıkıştırmalar... Biraz zaman geçince "Siz beni kardeşimden daha az seviyorsunuz" lar... ağlamalar... tepinmeler.... küsmeler. Anne-babalar böyle durumlarda her zaman şaşkınlığa düşerler ve nasıl davranacaklarını şaşırırlar. Yapılması gereken nedir? Nasıl davranılmalı? Kıskanan ve kıskanılan çocuğa nasıl yaklaşılmak?
 
 Her şeyden önce, zihnimize şunu yerleştirmeliyiz. Kardeş kıskançlığı içgüdüseldir ve eğer çocuğun ruhsal dengesini bozmuyor ve günlük aktivitelerini engellemiyorsa, panik olmamıza gerek yoktur. Toplumsal bir geleneğimizin ağına düşmediyseniz eğer, yani kız çocuk- erkek çocuk olarak cinsiyet ayrımı yapmıyorsanız, problemin yarısını çözmüşsünüz demektir. Çünkü 2000'li yıllara yaklaştığımız bu zamanlarda bile, hâlâ aileler , çocukları arasında cinsiyet ayırımı yapmaktadırlar. Hâlâ erkek çocuklar el üstünde tutulmakta, kız çocuklar ise bir köşeye itilmektedir. Hele ilk çocuk kız, ikinci çocuk erkek ise, bu ayrımı maalesef daha çok görmekteyiz. Oysa çocuk, çocuktur. Cinsiyeti kız ya da erkek olsun, sizin evladınızdır ve eğer böyle bir ayrım yapacağınızı bilseydi, sanırım sizin çocuğunuz olarak dünyaya gelmek istemezdi.
 
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr


Bu makale şu konularla ilgili olabilir : kardeş kıskançlığı ile nasıl başedilir - çocuklarda kardeş kıskançlığı -

Yorumlar