CİNSELLİK VE EROTİZMİ

Çoğumuz, sevgi ve cinsellik konusundaki ihtiyaçlarımızı, tam arzuladığımız biçimde tatmin edemiyoruz. Bence bunun nedenlerini, beş ana başlık altında toplayabiliriz:
 
1. Doğal olarak kişiye zevk veren şeylerin çoğu, ahlâk kuralları tarafından yasaklanmıştır.
 
2. Toplumun, uzmanların ve medyanın oluşturduğu değerler ve hayaller öylesine abartılır ki, onlara hiç bir zaman ulaşamayız ve bunun ezikliği ile tam bir haz duygusu yaşamamız da mümkün olmaz.
 
3. Başarısız olma ya da bazı şeyleri yanlış yapma korkusu.
 
4. Sabırsızlık.
 
5. Kendi gerçek yüzümüzü ve kişiliğimizi gizlemek için, toplumun öngördüğü sahte rollere bürünmek ve bu rolleri oynamaya çalışmak.
"Sevgi ve cinsellik, dünyanın en doğal şeyi olmalıdır" diye düşünmemize rağmen, onu hiç bir zaman, açlık, susuzluk ya da şefkat ihtiyacı gibi olağan bir şey olarak göremiyoruz. Çünkü bu alan, milyarlık bir endüstri dalı haline gelmiştir."
 
•  Sevgi, televizyon dizilerinin melodramatik öğesi haline geldi. Pop müzikte sevgi duygusu, ulaşılmayan bir özlem abidesi biçiminde işleniyor. Hayvan sevgisi bile istismar ediliyor ve televizyonda bebek mamalarından  çok,  hayvan yemlerinin reklâmları yapılıyor.
 
•  Cinsellik ise, daha zor bir süreç geçiriyor. Önce ahlâk havarileri ve bilim adamları tarafından "günah" bir eylem haline getirildi, daha sonra da karmaşık bir psikolojik problem olarak ortaya konuldu. Sanırım uzmanlar, bu sorunu tartışmayı daha yıllarca sürdürecekler.
 
Geçenlerde, psikanalizin kurucusu olan Sigmund Freud hakkında yazılmış olan "Freud Gerçekte Ne Demişti?" adlı kitabı okuyordum. Burada şöyle bir bölüm vardı:
 
 Freud, İçgüdü Teorisi'nde Haz İlkesi'ni ve Ruhsal Yaşantı'yı birbiri ile karşılaştırır. Buna göre, Ben (ya da Ego) Es (ya da id)'de yer alan bilinçaltı içsel güdüler tarafından yönlendirilir ve amacı da, bu güdülerin tatminini sağlamaktır. Ama bu açıklama, daha sonraları Freud'un hoşuna gitmemeye başlamıştı. Çünkü İçgüdü Teorisi, Haz Ilkesi'nin dışında kalan insanî davranışları izah etmekten uzak kalıyordu.

Freud, kendi hareket noktasını oluşturan; "haz, bir boşalma ve azalmaya, tatminsizlik ise, bir yüklenme ve yükselmeye yol açar" hipotezinin, bazı konuları açıklayamadığını farketmişti.

Meselâ normal bir cinsel eylemde, orgazmı, yani hazza ulaşmayı olabildiğince ileriye itmek eğilimi vardır. Aynı eğilime, oturağında oturan, ama tuvaletini yapmamakta direnen ve böylece kendi bağımsızlığım göstermek isteyen çocuklarda da rastlanır.

Eğer gevşeme bir haz verecekse, insanlar bu duyguyu niçin ertelemek ve ileri itmek istesinler ki? Freud bunu, zevki ve alınacak hazzı uzatmak ve arttırmak arzusuna bağlar.

Son olarak kitabın yazarı, şunu ekliyor: "Freud'un bütün çalışmaları içinde en çok tartışılan ve en çok üzerinde durulan konu, cinsellik teması olmuştur."

Bizim cinsel davranış biçimimiz bir çok faktör tarafından etkilendiği için, oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu nedenle bilim adamları, henüz bu konuyu doyurucu bir biçimde açıklayamamaktadırlar. Eğer bu konuda biraz birşeyler öğrenmek istiyorsanız, ya ömür boyu bir psikiyatriste abone olursunuz ya da kendi düşüncelerinizi geliştirmeye çalışırsınız.

Bırakın, uzmanlar teoriler üretmeye devam etsinler, biz de kendi gözlemlerimizi değerlendirelim. Bence, iki insanı cinsel bir beraberliğe iten yedi tane temel neden vardır:
 
1. Hoşa gitme çabası, rahatlık arayışı, acımak ya da alışkanlık.
 
2. Karşıdakinin saygısını kaybetmeme isteği ya da onun tarafından terkedilme korkusu veya karşı tarafın tehdidine boyun eğmek.
 
3. Bir şeylere ulaşmak.
 
4. Bir şeyleri unutmak ya da bir şeylerden kaçmak.
 
5. Cinsel içgüdüleri tatmin etme ihtiyacı.
 
6. Eş ile birlikte kısa bir süre için bile olsa, mutlu bir beraberlik yaşama isteği.
 
7. Çocuk yapmak için.
 
Bu nedenleri, böyle katı ve soğuk bir şekilde sıralamış olmamız, sizi rahatsız etmesin. Ben de bir kaç yıl önce, bu konuyla ilgili olarak boşanma avukattan, hakimler ve cinsel danışmanlarla konuştuğumda şaşırmış ve rahatsızlık hissetmiştim. Şimdi size bu yaptığım araştırma sırasında karşıma çıkan bir kaç şaşırtıcı örneği aktarayım:
 
•  Zengin bir adam, ondan her birleşme öncesi yüklü bir para istediği için, oniki yıllık karısını boşamıştı.
 
• Evli bir adam, sürekli olarak geneleve gidermiş, karısı bunun farkına varınca, bir arkadaşı ona şöyle bir akıl vermiş: "Niçin para ile ilişki kuran kadınlara ilgi duyduğun konusunu, karınla açıkça konuş." Adam da denileni yapmış ve sanmış ki eşi, orada uyguladığı cinsel oyunları duyunca, çok şaşıracak. Ama karısı gülerek, ona şu cevabı vermiş: "Ah benim akılsız kocam, aynı oyunları ben de uygulamak istiyorum. Ama senin beni "kötü kadın" diye nitelemenden korktuğum için, sana bunları açıklayamıyordum.
 
•  Bir baba kızma, babaların kızlarıyla cinsel ilişkiye girmelerinin normal olduğunu anlatıp, ikna etmiş ve bunu da uygulamış. Ama kız 12 yaşında hamile kalınca, iş mahkemeye intikal etmiş.
 
•  Beş yıllık evlilikleri boyunca kocasıyla hiç cinsel ilişkiye giremeyen bir kadın, kocasının onu ayda bir ya da iki kez dövdüğünü, sonra da gözyaşları içinde bunu, onu sevdiği için yaptığını söylediğini anlatarak avukata başvurmuş ve eşinden boşanmış.

•  Birçok genç kız, erkek arkadaşlarının: "Benimle yatmazsan, beni sevmiyorsun demektir. Ben de ilişkimizi bitiririm" tehdidinden çekinerek, onlarla ilişkiye girmektedirler.
 
Sanırım günümüzde cinsellik ve sevgi kadar yanlış anlaşılan, üzerinde tartışılan ve hayal kırıklıklarına yol açan bir başka konu daha yoktur. Cinayet ve intiharlara kadar varabilen acılarla dolu, çoğu kez de insanları yanıltmak ve kullanmak amacıyla devreye sokulan sevgi ve cinsellik konusunda neler yapılabilir?

Samimi olarak itiraf etmem gerekirse, bu soruyu ben de cevaplandıramam. Ama size yardımcı olabilmek amacıyla, yedi adımlı bir programı anlatabilirim:
 
1.  Adım; Her türlü baskı ve kaygıdan uzak olarak, gerçek bir cinsel tatminin sizin için nasıl olması gerektiğini belirleyin. Gerçek bir erkek ya da namuslu bir kadın olmayı bir yana bırakın ve baskı altında tuttuğunuz tüm arzularınıza ve fantazilerinize kendilerini ortaya koyma fırsatı verin.
 
2.  Adım; Uyguladığınız biçimiyle cinsel davranışınızın ve sevgi ilişkinizin bir analizini yapın. Eşinizde niçin birlikte oluyorsunuz? Sevgiden mi, alışkanlıktan mı, yoksa onun hoşuna gitmek için mi? Ya da bunu eşinize veya kendinize birşeyler kanıtlamak için mi yapıyorsunuz?
 
3.  Adım; Gizli cinsel arzularınızla, hergün uyguladıklarınızı birbiri ile karşılaştırın. Bunların hangi noktalarda uyuşup, hangi noktalarda ayrı düştüklerini tesbit edin.
 
4.  Adım; Bu farklılığın nedenlerini ortaya çıkarmaya çalışın. Niçin cinsel fantazilerinizi tam anlamıyla dışa döküp, tatmin etme imkânından yoksun olduğunuzu anlamaya gayret edin.
 
•  Suç siz de mi?
 
•  Eşinizde mi?
 
• Bir türlü koparıp, atamadığınız ve artık size mutluluk vermeyen ilişkinizde mi?
 
•  Eşinizle bu konuyu hiç konuştunuz mu, yoksa korktuğunuz için bunları ona açamadınız mı?
 
•  Belki de çocukluğunuzda yaşadığınız kötü bir şok var ve siz kendinizi ondan hâlâ kurtaramadınız?
 
5. Adım
 
İstekleriniz ile gerçekleri (yani, pratikte yaşadıklarınızı) birbirine yaklaştırmaya çalışın. Bu konuda, iki tane imkânınız vardır:
 
•  Ofansif (saldırgan) yol: Kendinize, cinselliğe, sevgiye ve hayata bakış açınızı değiştirebilirsiniz. Kendini sevmeye karar vermek, bunu eşinizin sevgisi ve cinselliğinden beklemek yerine, bizzat bu adımı atmak, hayatınızı kökten değiştirebilir.

•  Defansif (savunmacı) yol: Birlikte mutlu olamadığınız ve problemlerinizi çözemediğiniz eşinizden ayrılabilirsiniz.

6. Adım
 
Yapmayı düşündüğünüz şey hakkında, kesin kararlı olun.
 
Yani:
 
•  Eğer işler istediğiniz gibi gitmiyorsa, suçu hiç bir zaman başkalarında aramayın. Kararlar ve sonuçlar için sorumluluğu daima kendi üzerinize alın.
 
• Başkalarından sizin için birşeyler yapmalarını beklemeyin. İsteklerinizi gerçekleştirmenin tek şartı, adımı sizin atmanızdır.
 
7. Adım
 
Planladığınız değişimi elde edebilmek için, işe, doğru bir bakış açısıyla yaklaşmanızın önemini hiç aklınızdan çıkarmayın:
 
•  Sevgi ihtiyacının tatmini, kişinin önce kendisini sevebilmesi ile başlar.
 
•  Kendinize, herkesten ve herşeyden daha fazla güvenmeli ve inanmalısınız. Böylece çaresizce ve ümitsizce başkalarına bağlanıp, sonra da derin hayal kırıklıkları yaşamazsınız.
 
•  Bir beraberlikte yerine getirilmesi gereken şartlar ve düzenlemeler vardır.
 
Cinsellik ve sevgi gibi derin ve karmaşık bir konu için getirdiğimiz bu öneriler, eksik ve ancak işin belirli bir bölümünü kapsıyor olabilir. Ama yine de, olayı farklı bir bakış açısından değerlendirebilmemizi sağlamaları yönünden faydalıdırlar.
 
 DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:bilgi@kisiselgelisim.gen.tr
Bu makale şu konularla ilgili olabilir :Cinsellik - sevgi - EROTİZM -

Yorumlar