Cinsellik ile ilgili arama sonuçları

Erich Fromm Yazıları,
Hiç abartmadan denebilir ki, insan ırkının ürettiği "büyük fikirlerle" ilgili bilgi, hiçbir zaman bu kadar yaygınlaşmamıştı, ancak yine hiçbir zaman da bu kadar etkisiz olmamıştı. Eflatun ve Aristo'nun, peygamberlerin ve İsa'nın, Spinoza'nın ve Kant'm düşünceleri Avrupa ve Amerika'daki eğitilmiş milyonların bilgi dağarcığındadır. Binlerce "uzman enstitü"de bunlar anlatılıyor ve bazıları her türlü mezhebe bağlı ibadethanelerde savunularak öğretiliyor. Ve bütün bunlar sınırsız bencilliğin ilkelerini benimsemiş, bu yüzden dengesiz bir milliyetçili
Romantizme Dayanan İlişkiler
Romantizme Dayanan İlişkiler:Altmış yaşında ve hayati boyunca bekar kalmış bir adamla cinsellik ve evlilikten konuşmak garip kaçıyordu. Bu konularda konuşmaktan çekiniyor gibi gözükmüyordu, fakat yorumlarında belli bir tarafsızlık vardı. O akşam, daha geç vakitte, konuşmamızı düşündüm: bahsetmediğimiz önemli bir ilişki tarzı daha vardı ve bu konu üzerine düşüncelerini öğrenmek için sabırsızlanıyordum. Sonraki gün konuyu açtım. "Dün, ilişkiler ve yakın bir ilişkiyi ya da evliliği cinsellikten daha fazla şeyin üzerine kurmanın
Güdü (motivasyon)
Benzer  duygu ve düşünceleri herkes günlük hayatında yaşamıştır. Nasıl oluyor da aç olduğumuzun farkına varabiliyoruz? Yalnız aç olduğumuzun farkına varmakla kalmıyor, yukarıda verilen işkembe çorbası örneğinde olduğu gibi, belirli türden bir yiyeceği canımızın çektiğini de anlayabiliyoruz. Neden yalnız gitme yerine bir arkadaşımızla gitmeyi tercih ediyoruz? Böyle soruların cevabını bulmaya çalıştığımız zaman güdülenme psikolojisinin alanı içine girmiş oluruz. Bu bölümde güdülenme psikolojisinin temel kavramlarını inceleyeceğiz. Bu ka
Kişisel Gelişim Ve Denge
Dengeyi Bulmak:Yaşama karşı esnek bir şekilde yaklaşmak, sadece günlük sorunlarla başa çıkmamızda bize yardımcı olan bir araç değil aynı zamanda mutlu bir hayat yaşamanın anahtarlarından da birinin, yani dengenin temel taşıdır.Bir sabah, Dalai Lama sandalyesine rahatça yerleşerek, dengeli bir hayat sürmenin değerini açıklamaya koyuldu."Aşırılıklardan kaçınarak hayata dengeli ve ustaca yaklaşmak, kişinin günlük hayatını yönetmesinde önemli bir etkendir. Bu, hayatın her alanında önemlidir. Örneğin, bir bitki ya da ağaç fidanını ekerken, çok
Uykusuzluğa Ne Kadar Dayanabiliriz?
Hayatımıza nasıl geçirdiğimize bakarsak ilginç şeylerle karşılaşırız. 78 yaşına geldiğimizde kaba bir hesapla dokuz yılımızı tv seyrederek, dört yılımızı araba sürerek, 92 günümüzü tuvalette, 48 günümüzü ise cinsellik ile geçirmiş oluruz. Fakat ömür boyu meydana getirdiğimiz etkinliklerin en uzunu hiç şüphesiz uykudur. 78 yaşına bastığımızda, uykuda geçirdiğimiz vakit 25 yılı bulmuş olacaktır. Peki, bu süreyi biraz daha azaltmak mümkün müdür? En çok ne kadar süreyle uyanık kalınabilir? Uykusuz kalmanın sonuçları nedir? r
Nitelikler Dünyası
Hepimizin farkında olduğu bir şey var ki o da, görebildiğimiz, duyabildiğimiz, dokunabildiğimiz, tad alıp koklayabildiğimiz bir dünyada yaşıyor olmamızdır. Buna gerçek dünya ya da gerçeklik diyoruz. Hepimiz bu gerçekliklerin herkes için aynı olduğunu zannediyoruz. Fakat, kör adam ve fil hikâyesinde olduğu gibi hiçbirimiz, onu aynı gözle görmüyoruz. Bunu kabul etmek -özellikle de objektiflikleri ile gurur duyanlar tarafından- zor olabilir ama, gerçekliğin büyük bir kısmını nasıl algılamak istiyorsak öyle algılıyoruz. İyimserler de, kötümser
YAŞAM BOYU GELİŞİM PSİKOLOJİSİ
  Yaşam boyu gelişim psikolojisi döllenmeden ölüme kadar olan zaman boyutunda, yaşa bağlı olarak görülen düzenli ve birbirini takip eden değişimleri inceler.   İnsan gelişimini incelemenin temel amacı, yaşam boyu devam eden değişim sürecini ve doğasını anlamaktır. İnsan ömrünün uzaması nedeniyle yaşlılığa olan ilgide artmıştır. Gelişim psikologları yaşlılık biliminden (Gerontoloji) de yararlanmaktadır.   Gelişim psikologları insanı fiziksel, bilişsel, kişilik ve sosyal gelişimi olmak üzere dört al
Çakralar Üzerinde Meditasyon
Çakralar Üzerinde MeditasyonHayatın amacı sevgiyi öğrenmektir -tekamül ettikçe sevmeyi ve sevilmeyi öğreniriz.Çakralar  üzerinde meditasyon çok-düzeyli bir alıştırma ve harikulade bir deneyimdir. Bu meditasyon da diğer türlerinde olduğu gibi ilk adım olarak içsel konsantrasyonu, ardından imgelemeyi ve son olarak da sesin kullanımını içerir.Bu çok karmaşık bir meditasyon olduğu için düşünebildiğim en basit yaklaşım bu meditasyon biçiminde ne yaptığımı betimlemek olacak.Yataktan kalkıp güne başlamadan önce uyum i
KOLAY HATIRLADIKLARIMIZ
İlginç, hayal edebildiğimiz, komik, saçma, ruhumuza hitap eden, canlı, eğlenceli, renkli, sıra dışı, garip, korkutucu, iğrenç, enteresan ve cinsellik içeren her türlü olay ve durumu sanki daha bugün olmuş gibi hatırlarız.Evde misafirlerinizle birlikte yemek sofrasında otururken kazayla herkesin içinde gaz kaçırdığınız o günü unutabilir misiniz?     Evden kaçtığınız günü...   Evinizden ilk kez ayrıldığınız ve gurbete çıktığınız o günü. &
CİNSELLİK VE EROTİZMİ
Çoğumuz, sevgi ve cinsellik konusundaki ihtiyaçlarımızı, tam arzuladığımız biçimde tatmin edemiyoruz. Bence bunun nedenlerini, beş ana başlık altında toplayabiliriz:   1. Doğal olarak kişiye zevk veren şeylerin çoğu, ahlâk kuralları tarafından yasaklanmıştır.   2. Toplumun, uzmanların ve medyanın oluşturduğu değerler ve hayaller öylesine abartılır ki, onlara hiç bir zaman ulaşamayız ve bunun ezikliği ile tam bir haz duygusu yaşamamız da mümkün olmaz. <
CİNSEL SOĞUKLUK VE ERKEN BOŞALMA
Erişkinlik çağına ulaşan, ancak karşı cinsle sağlıklı ilişki kuramayan kadınlar en çok cinsel soğukluktan, erkekler de cinsel organın sertleşmemesi ve erken boşalmadan yakınırlar.   Bir-üç yıllık evlilik süreleri olan eşler arasında yaptığımız araştırmada, kadınların % 35'inin cinsel soğukluktan, erkeklerin % 56'sının cinsel organın sertleşmemesi veya erken boşalmadan ya da her ikisinden birden yakındığını saptadık.   Kadında ve erkekte bu tür yakınmaların olması çif
CİNSEL DAVRANIŞ KAYBI VE DEPRESYON
Cinsel gücü olmayan erkek ya da kadın cinsel etkinliğini, girişkenliğini yitirir. Olumsuz türlü duygu ve düşüncelerin etkisi altında eşine yaklaşmaz. Cinsel davranışını yitirir. Öte yandan cinsel güçsüzlük sırasında gerekli olan laboratuvar incelemeleri, tedavi denemeleri cinsel yaşamı erkeğin ya da kadının zihninde hastalıkla özdeşleştirir. Cinsel haz için değil, tedavi için cinsel yaşam bağlantısını kurar.   Cinsel güçsüzlük durumunun uzaması, tedavinin sonuç vermemesi erkeğin ya d
AŞK NEDİR?
Ferhat'a ömrünü verdirip dağları yardıran güç; mihracenin kızını sarayının duvarına gömdürtüp Hint kültürüne Anerkali efsanesini doğurtan öfke ya da batı yakasında efsaneye dönüşen öykü ne kadar efsaneymiş gibi görünse de, pek de gerçekdışı sayılmaz. Aşk, öylesine kışkırtıcı, başkaldırtıcı, devindirici bir duygudur. Yaşamın ve kavramların derinliğine inemeyen, var olmanın felsefesini anlayamayan insanların değersiz, aşağılık, hatta zararlı bir duygu olarak niteledikleri aşk aslında, Mao'ya devrim yaptıran, Celaleddin Rumi'ye divan yaz-dırt
CİNSEL KORKULAR
Kadınlarda en sık rastlanan cinsel korku, vaginismustur. Toplumumuzda kadının cinsel isteğini ve canlılığını belli etmesi hoş karşılanmamaktadır. Çocukluktan beri 'ayıp' duygusuyla yetişen kızların, evlenince kendilerini cinsel ilişkiden zevk duymaya bırakmaları güç olmaktadır. Vaginismus, cinsel birleşme sırasında, kadının kaslarının kasılarak kendini cinsel birleşmeye kapatması durumudur. Bu şikâyetle kadın doğum uzmanlarına ve psikologlara başvuran oldukça çok aile vardır. Vaginismusun nedenleri, çocukluk çağında
FOBİ VE FOBİ ÇEŞİTLERİ
ablütofobi: yıkanmaktan korkmaagirofobi: caddelerden ya da caddelerde karşıdan karşıya geçmekten korkmaagorafobi: açık yer ya da kalabalık korkusuailurofobi: kedilerden korkmaakluofobi: karanlıktan korkmaakrofobi: yüksek yerlerden korkmaakustikofobi: belirli seslerden korkmaalgofobi: acı çekmekten korkmaamatofobi: toz korkusuamnezifobi: hafızasını kaybetmekten korkmaandrofobi: erkeklerden korkmaanemofobi: fırtına korkusuantlofobi: sel korkusuantropofobi: insanlar
Denizli NLP Kursları
“Nöro” sözcüğü (“sinir” anlamına gelen Yunanca neuran kelimesinden türemiştir) davranışın tümüyle nörolojik bir işlemin sonucu olduğu ilkesini simgeler.  “Linguistik” sözcüğü (“dil” anlamına gelen Latince lingua kelimesinden türemiştir) sinirsel işlemlerin dil ve iletişim sistemleri aracılığıyla anlatılarak, düzenlenerek ve sıralanarak modeller ve stratejiler haline getirildiğini gösterir.
Subliminal Mesaj Çizgi Film
Çocukluk döneminde herkesin severek izlediği, en çok zaman ayırdığı aktiviteydi çizgi film izlemek. Ekranın içinde yaratılan dünyada saatlerce kaybolurduk. Bazen bir kahramanı benimser onun taklidini yapar onun gibi davranırdık. Fakat çizgi filmlerin altına gizlenmiş büyük tehlikenin hiç farkında değildik.   Çizgi filmler ruhsal gelişimi etkiliyor Modernleşme ve teknolojinin insan hayatına etki etmeye başlamasıyla birlikte çizgi filmler de çocukların hayatında büyük yer kapl